| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

haber

Ana Sayfa | Yazılar | Resimler | Videolar
Yazılar arşiv 06.2008 Other entries in 2008-06 resimler , videolar

İstanbul'da ÖSS'ye gireceklere ulaşım ücretsiz

İstanbul\\\'da ÖSS\\\'ye gireceklere ulaşım ücretsizİstanbul'da ÖSS'ye gireceklere ulaşım ücretsiz

İstanbul'da ÖSS sınavına girecek öğrenciler ile sınav görevlileri, sınavın yapılacağı 15 Haziran Pazar günü toplu taşıma araçlarından ücretsiz yararlanacak.

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nde AK Parti, CHP ve Anavatan Partisi grubu adına verilen ortak önergede, İstanbul'da 255 bin öğrenci ile 30 bin sınav görevlisinin ÖSS'nin yapılacağı 15 Haziran Pazar günü 06.30-09.00 saatleri arasında İstanbul Ulaşım A.Ş. tarafından işletilen metro, tramvay ve füniküler hattı ile İETT ve İDO'nun toplu taşıma araçlarından ücretsiz yararlanması talep edildi.

Meclis'te teklif karar olarak ele alınan önerge, oy birliği ile kabul edildi.

Bakanlar Kurulu sona erdi

Bakanlar Kurulu sona erdiBakanlar Kurulu sona erdi

Bakanlar Kurulu toplantısı 6 saatin ardından sona erdi. Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek toplantı sonrası, gündemdeki 'senato önerisi' ve 'türban' konularında değerlendirmelerde bulundu.

Bakanlar Kurulu'nun Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığındaki toplantısı sona erdi.

Başbakanlık Merkez Bina'daki toplantı, yaklaşık 6 saat sürdü.

Toplantının ardından Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, gündeme ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı...

Anayasa Mahkemesi'nin aldığı 'türban' kararıyla ilgili olarak Çiçek, 'Bu kararın ardından kuvvetler ayrılığı var mıdır, yok mudur, bunu tartışma lazımdır' diyerek, her kurumun kendi yetkisini aşmaması gerektiğine vurgu yaptı.

Meclis Başkanı Köksal Toptan'ın 'senato' önerisini de değerlendiren Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü:

Bu konuyu gündemde tartışırken başka bir konuyla bağlantılı bir biçimde değerlendirmemiz gerekiyor. Anayasa Mahkemesi'nin 10 ve 42. maddesiyle ilgili değişiklikle ilgili verdiği karardan sonra Toptan yeni bir teklif de getirmiş oldu. Gündemde 10 ve 42 ile ilgili bir değerlendirme var. Toptan'ın getirdiği senato teklifi var. Ama bu bizim gündemimizde yok. Diğer konu üzerinde ciddiyetle durulmalı.

Ama öbür konu Türkiye'nin gündemindedir. TBMM'nin 411 vekili ile yapmış olduğu bir yasama teklifi var. Yasama işi TBMM'nin işi vardır. Ortaya çıkan ihtiyaç nedeniyle TBMM'nin 4'te 3'ünün kabul ettiği bir kanunu iptal etmiştir. Gerekçeleri bilmiyoruz. Şu an tartışılan şekliyle Anayasa Mahkemesi önemli bir karar aldı. Kamuoyunun algıladığı gibi Meclis'in yetki alanı büyük ölçüde daraltılmıştır. Meclis'in yetkisine müdahale edildiğine ilişkin bizim dışımızda bir tartışma var.'

'Senato teklifinden evvel TBMM'nin bu konuyu gündeme almasında fayda var.' diyen Bakan Çiçek, gerekçesi bilinmeyen mahkeme kararının sadece AKP'nin değil, demokrasinin de sorunu olduğunu belirtti.

Cemil Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yapacağı toplantıyla, AKP'nin bu konulardaki görüşlerini açıklayacağını vurguladı.

Gelişmeler az sonra...

Yüzlerce martı böyle saldırdı

Yüzlerce martı böyle saldırdıYüzlerce martı böyle saldırdı

Ardahan'da yağan ceviz büyüklüğündeki dolular yüzlerce martıyı öldürürken, ölü yavruları toplamaya çalışan görevliler martıların saldırısına uğradı.

Ardahan'da geçtiğimiz hafta yağan ceviz büyüklüğündeki dolu, Çıldır Gölü'ndeki bir çok martının ölümüne ve yaralanmasına neden olduğu ortaya çıktı. Gökten bir mermi gibi yağan dolu taneleri, Çıldır ilçesini beyaza bürürken bir çok evin camının da kırılmasına neden oldu.

Çıldır Gölü ve Adaları'nı Geliştirme Güzelleştirme Dernek üyesi Kinyas Balekşioğlu, Göl ve adaların martı mezarlığına dönüştüğünü belirtti. Sandalla adalara giderek bölgede araştırma yapan Kinyas Balekşioğlu ölen bir martı yavrusunu eline alınca martıların saldırısına uğradı. Ölen ve yaralı martıları belirleyemeden diğer dernek üyeleriyle birlikte bölgeden ayrılmak zorunda kalan Balekşioğlu, yaralı martıların toplatılarak tedavi altına alınması gerektiğini aksi takdirde açlıktan ölecekleri ya da tilkilere yem olacağını bilerterek şunları söyledi: 27 Mayıs'ta Ardahan'ın Çıldır ilçesine yağan ceviz büyüklüğünde dolu Çıldır Gölü ve adalarında yaşayan çok sayıda martının ölümüne neden oldu.

MARTILARIN SALDIRISINA UĞRADIK
Dernek üyeleri ile birlikte küçük bir araştırma yaptığımızda ölen martılar kadar kanadından yaralandığı olduğu için uçamayanlarıda tespit ettik. Yaralı martılar biran evvel toplatılıp bakıma alınmalı. Yoksa bunlarda açlıkan ölür ya da tilkilere yem olur. Ölen bir martı yavrunun resmini çekmek için elime aldığımda ise diğer martıların saldırısına uğradık. Zarar görmeden bölgeyi terketmek zorunda kaldık."

Dernek üyeleri, ölen martıların toplatılmadığı takdirde istenmeyen hastalıklara sebep olabileceğinden korttuklarını belirtti.

Banker Kastelli' intihar etti

Banker Kastelli\\\' intihar ettiBanker Kastelli' intihar etti

Türkiye'nin 'Banker Kastelli' olarak tanıdığı Cevher Özden (75), Kadıköy'deki ofisinde intihar etti. Özden ölmeden evvel dört mektup kaleme aldı.

Bugün öğle saatlerinde Kadıköy Efes Çarşısı'nın üçüncü katındaki işyerine giden Cevher Özden, korumasıyla şoförünü, 'Yalnız kalmak istiyorum' diye alt kata gönderdi. Özden, kapıyı kilitledikten sonra, bir emniyet müdürünün hediye ettiği ruhsatlı Smith Wesson tabancasıyla ağzına bir el ateş ederek yaşamına son verdi.

Demans hastası olan Mukadder Özden'e eşinin öldüğü söylenmedi. Özden masasına bıraktığı bu son mesajında, "Bugüne kadar işlerim ters gitti. Niyetim kimseyi aldatmak ve kandırmak değildi. Bu nedenlerle ailemle aram bozuldu. Ölümümden kimse sorumlu değildir" dedi.

4 mektup bıraktı
Özden'in sekreter masasındaki cesedini, silah sesine koşan ve ofisi çarşı yönetiminden aldıkları yedek anahtarla açan koruması ve şoförü buldu. Olay sonrası, Kuşdili Caddesi 12 numaradaki Kastel Emlak İnşaat ve Turizm Organizasyonu şirketinde, Kadıköy Cumhuriyet Savcısı ile inceleme yapan polis, Cevher Özden'in savcılığa, kızına, Demirören Şirketler Grubu'na ve hizmetçisine yazdığı, kapalı zarf içinde 4 mektup buldu.

Hizmetçisine yazdığı mektupta eşi Mukadder Özden'i ona emanet edip iyi bakmasını isteyen Özden, Kadıköy Savcılığı'na yazdığı mektupta ise ticari faaliyetleriyle ilgili bazı kişileri suçladı.

Abidin Cevher Özden'in 370 bin YTL'lik borcu yüzünden kefil olan 50 yıllık eşi Mukadder Özden'in Nişantaşı'ndaki evine geçtiğimiz ay haciz gelmişti. Haciz kararı Kastelli ile ailesinin arasını açmıştı.

Cevher Özden'in yüklü miktarda kredi kartı borcu olduğu ve ödemekte sıkıntı çektiği iddia edildi.

Sıkıntı çekiyordu
Abidin Cevher Özden'in Efes Çarşısı'ndaki bürosuna gelen avukatı Tufan Atlı, Özden'in intiharıyla ilgili şunları söyledi:

"Bürosunda ağzına ateş ederek intihar etmiş. Bu kez başardı. Karacaahmet'te oğlunun mezarı başında intihara teşebbüs ettiği silahtan farklı bir silah kullanmış. En son 2-3 gün önce görüşmüştüm. Bana, içeriğini hiç kimseye söylemememi istediği bir mektup bırakmıştı.

Mektubu henüz açıp okumadım. En son 3-4 ay önce bir teşebbüsü olmuştu. Sıkıntısı vardı. Refahtan gelen bir insanın büyük krize düşmesi insanı bunaltıyor. 1988 yılında sıkıntıya düştüğünde, bunu aşacağımızı söylemiştik ve krizi aşmıştık. Son görüşmemizde, önümüzdeki sıkıntıları yine aşacağımızı söyledim."

Sanki veda etti
Çarşı esnafı, sinema olarak yapılan binayı işhanına çeviren Özden'in, işleri kötü gidince iki ofisini satıp başka bir katta kiracı olarak ofis tuttuğunu söyledi. Olayı duyarak Efes Çarşısı'na gelen Pınar Yaşar, 5 yıl yanında çalışıp 8 ay önce de ayrıldığı Özden'in sıkıntıları bulunduğunu, bunları kimseyle paylaşmadığını anlattı.

Cevher Özden ile eşi Mukaddes Özden'in oturdukları, Nişantaşı, Abdi İpekçi Caddesi'ndeki Nazem Apartmanı görevlisi Kemal Erdoğan ise, son sabahı şöyle anlattı:

"Cevher bey sabah çok üzgün görünüyordu. 8 yıldır burada çalışıyorum. İlk kez omzuma vurarak 'Allahaısmarladık' dedi. Ağzını tutarak binaya baktı."

Özden, 16 Temmuz 2007'de, saat 17.00 sıralarında, Üsküdar Karacaahmet Mezarlığı'ndaki Aile Kabristanı'nda, 1982 yılında aşırı dozda uyuşturucudan hayatını kaybeden üvey oğlu Hakan Bahadır'ın Karacaahmet Mezarlığı'ndaki kabri başında silahla 11 el ateş etmişti. İntihar girişiminde bulunduğu iddialarını ise, şöyle yanıtlamıştı:

Oğlum ölürken içerdeydim
"Bunalmış ve daralmıştım, oğlum aklıma geldi. Oğlumun mezarı başında havaya silah sıktım. Ruhsatın bittiğini bile bilmiyordum. Zaten kullanmadığım bir silahtı. Oğlum kız arkadaşı yüzünden eroine alışmıştı. Hayatını kaybettiğinde yanında değildim. Şu meşhur 'banker' davaları yüzünden haksız yere içeride tutuluyordum. İntihar etmek isteyen adam, 11 kurşundan bir tanesini tutturamaz mı? Yaşadığım sıkıntı, yeniden iş yapmaya başladığım inşaat sektörü ile ilgili. Artık ticaret çok kirli ve ortalık dolandırıcı dolu. Son zamanlarda işlerim bozuldu. Piyasaya bir miktar borcum var. Alacaklılar kapıya geliyor. O nedenle bunalımlıydım."

İntihar ettiğine inanmıyorum
Abidin Cevher Özden'in oğlu Nedim Özden Nişantaşı'da oturdukları binanın önünde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Özden, "Babam ile sabah birlikteydik. Saat 09.30'da evden çıktı. İyi görünüyordu. İntihar ettiğine inanmıyorum. hiç kimseyle maddi sıkıntısı yoktu düşmanlığı yoktu. Hastalığı vardı. Ailesiyle herhangi bir sorunu da yoktu. İlk önce ağır yaralı olduğu haberini aldım. Daha sonra öldüğünü öğrendim" dedi.

Banker Kastelli kimdir?
"Banker Kastelli" adıyla tanınan Cevher Özden bankerlik piyasasının en büyüğü idi ve halkın yaklaşık 100 milyarını toplamıştı.

Ancak bir yandan da piyasanın artık tahammül edilemez duruma gelen risklerini ve potansiyel hasarı denetim altına almak için getirilmek zorunda kalınan kimi önlemler, bankaların mevduat sertifikası satışına getiren sınırlamalar ve daha sonra yasaklamalar Banker Kastelli'nin de sonunu getirecekti.

1982 yazına doğru artık sadece Çavuşoğlu-Kozanoğlu grubuna bağlı Hisarbank'ın ve Özer Çiller'in başında bulunduğu İstanbul Bankası'nın sertifikalarını satmaktan başka bir yolu kalmayan Kastelli'ye son darbe 18 Haziran 1982'de indirildi. Bu tarihte İstanbul'da yapılan toplantıda o sırada Türkiye'de faaliyet gösteren 40 bankanın hepsinin imzaladığı bir kararla artık "Bankalar bankerler aracılığıyla mevduat sertifikası satmayacaklar ve pazarlamayacaklar"dı.

Halktaki güvensizlik had safhada olduğu için bankaların bu kararı gazetelerde yarım sayfayı bulan büyük ilanlarla duyuruluyordu, ama aynı gazete sayfalarının diğer yarısında Banker Kastelli'nin ilanları da çıkmaya devam ediyordu.

Son zamanlarında Türkiye'nin en ünlü artist ve aktörlerine reklam filmleri çektiren Kastelli, "Güven tecrübe edilmez, tecrübeden doğar" diyordu. Kastelli gerçekten de tecrübeliydi ve gazetelerde bu ilanlar çıkarken, 19 Haziran Cumartesi günü soluğu İsviçre'de alacaktı.

Uçak bileti gidiş-dönüştü ve dönüş tarihi olarak da 22 Haziran Salı günü görünüyordu. Ama Banker Kastelli o tarihte dönmeyecek, çok daha sonra Türkiye'ye döndüğünde hakkında verilen gıyabi tutuklama kararı vicahiye çevrilerek yeni ikamet adresi Bayrampaşa Cezaevi olacaktı. Kastelli'nin çöküşüyle mali sistemin ağır bir darbe yiyeceğini bilen Özal ve Erdem, Ziraat Bankası ve Pamukbank aracılığıyla Kastelli'ye büyük miktarda kredi sağlamaya çalışmış ancak başaramamıştı.

Kastelli'nin ardından Hisarbank ve İstanbul Bankası da batacaktı. Böylece Türkiye ilk kez o tarihlerde tanık olduğu banka batışlarına daha sonraki yıllarda bir çok kez tanık olacak ve hatta alışacaktı, ama her şeyin ilki en etkili örnek olmaya da devam ediyordu. On binlerce insanı perişan eden, intiharlara yol açan tam bir facia ortaya çıkacaktı. 

Kastelli, 1982 yılında Fenerbahçe'nin başkanlığına aday oldu. Seçim kampanyası sırasında o yıllar için çok büyük bir servet demek olan 250 milyon lirayı yığdığı masanın arkasında poz veriyor, "bu paralar ben seçilince Fenerbahçe'nin olacak" diye konuşuyordu. Rakibi Ali Şen'di ve Kastelli, "Ben Şen Men tanımam, ezer geçerim" diyordu.

Fenerbahçe camiası, Kastelli'nin tavrını, "Fenerbahçe'yi satın alacak" diye değerlendirdi. Ancak kulübün de hatırı sayılır bir borcu vardı, kimse 250 milyon lirayı kolay kolay feda edemiyordu. Kastelli kendinden çok emindi. Başlangıçta kendisini destekleyen Semih Bayülken için artık "Fenerbahçe'yi bu mikroplardan temizleyeceğim" diye konuşuyordu. Atlantik Sinemasındaki kongrede, Kastelli kürsüye çıktı:

"Ben... Cevher Özden'im. Ben Banker Kastelli... Başka bir şey söylemeye gerek duymuyorum. İşte, 250 milyon lirayı, öyle sonradan geri almak falan yok, Fenerbahçe'ye hibe ediyorum..."

Kongrede Ali Şen 467 oy, Kastelli 202 oy almıştı.
 

Türk halkına 'gelin bana para verin' demedi. Herkes kuyruğa girdi. Orgeneral de, memur da girdi o kuyruğa. Omuzlarında yük kaldı ama etrafındaki insanların Cevheri'in yanında ve onun lehine çalışmadıklarını çok açık söylüyorum ve onları biliyorum. Ben Cevher Özden'den bir alışveriş yapmadım. Onun zengin yaptığı insanlar onu unuttu. Zor yıllarında terk ettiler. Eşi de hastalandı. Cevher bunları bana anlatıyordu. Kendisini terkedilmiş hissediyordu. En son Cuma konuştuk. Sıkıntısı vardı. Onun iş dünyasında zengin olan kişilerin Cevher'in kapısında beklediğini biliyorum. Bu insanlar keşke Cevher'e vefa borcu gösterip yanında olsalardı bu olay yaşanmayabilirdi. O kişiler tarafından terkedildi. "

Meliha Okur:
Kastelli'nin intiharı beni şaşırtmadı. İki ay önce de bir yazı yazmıştım. Oyakbank ile arasında sorunlar vardı ve kendisi maddi ve manevi zor durumdaydı. 100 bin YTL'yi bulan kredi kartı borçlarını ödeyemiyordu. Ancak iyi durumda olduğunu söylemeyi seviyordu. Bir dönemin en iyi banker ya da tefecisi diyebileceğimiz kişisiydi. En iyi bankerlik siması olarak ün yapmıştı.

Abdurrahman Yıldırım:
Hayatı boyunca tam üç kez battı.Onun intihar edecek birisi olmadığını düşünüyorum. Kendisine nasıl bir haksızlık yapılırsa yapılsın, nasıl bir güçlükle karşılaşırsa karşılaşsın, hep küllerinden yeniden doğardı. Başına gelen her hadisede "bunu da kıvırır" diye düşünürdüm. İntiharı çok büyük sürpriz oldu. Geçmişte gösterdiği direnç ve kararlılık, onun böyle bir intiharla öleceğine işaret etmiyordu.

Danıştay Başkanı, Çankaya'ya çıktı

Danıştay Başkanı, Çankaya\\\'ya çıktıDanıştay Başkanı, Çankaya'ya çıktı

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bugün Çankaya Köşkü'nde Danıştay'ın yeni başkanı Mustafa Birden'i kabul etti. Birden, görüşmede hükümet-yargı geriliminin gündeme gelmediğini söyledi.

Çankaya Köşkü'nde basına kapalı gerçekleşen kabul, 1 saat sürdü.

Danıştay Başkanı Birden, görüşme sonrası yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Gül ile sadece nezaket ziyareti çerçevesinde görüştüklerini belirterek, "Gerginlik falan benim yapımda zaten yok" dedi.

Birden, eski Danıştay Başkanı Sumru Çörtoğlu'nun kayınpederi emekli hakim Hasan Tahsin Çörtoğlu için Kocatepe Camii'nde düzenlenen cenaze törenine katıldı.

Törenden ayrılırken gazetecilerin sorularını yanıtlayan Birden, Danıştay geleneklerine göre; her seçimden sonra Danıştay Başkanı'nın Cumhurbaşkanı'nı nezaketen ziyaret ettiğini hatırlattı.

Birden, "Ben de bu konuda randevu talep ettim. Sayın Cumhurbaşkanım o randevuya göre beni çağırdılar, oturduk, bu talep konusu çerçevesinde görüşme yaptık" diye konuştu.

"Hükümet-yargı geriliminin" gündeme gelip gelmediğinin sorulması üzerine Birden, "Sadece talep ettiğimiz konuda görüştük" dedi.

Nezaket ziyareti
Geçen hafta Danıştay Başkanlığı'na seçilen Mustafa Birden, Çankaya Köşkü'ne bir anlamda nezaket ziyaretinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Gül, Yargıtay ve hükümetin ardından yazılı bir açıklama yaparak, "Tartışmalar istikrarı etkilememeli" uyarısında bulunmuş ve aynı gün Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker ile Çankaya Köşkü'nde görüşmüştü.

AKP'den içkili - danslı yemek

AKP\\\'den içkili - danslı yemekAKP'den içkili - danslı yemek

AKP Artvin İl teşkilatı tarafından kentteki gazetecilerin davetli olduğu tanışma yemeğinde bazı partililer içki içti. Sahneye çıkan sanatçı rakı bardağıyla şov yaparken şampanyalar patlatıldı.

AKP Artvin İl Başkanlığı'na getirilen Dilek Alkan ve yeni yönetim kurulu üyeleri ‘Koru Otel'de tanışma yemeği vererek kentteki yerel ve ulusal medya temsilcileriyle bir araya geldi.

Yemekte, içki servisi yapılırken, bazı partililer de rakı içti.

Yemek ardından AKP İl Başkanı Dilek Alkan sahnede şarkı söyleyen şarkıcının yanına giderek bir süre çiftetelli oynadı, zaman zaman kendisine eşlik etti.

AKP'nin ‘Türkiye’deki tek kadın il başkanı' olduğu belirtilen Dilek Alkan ayrıca, masada otururken yanına gelen sanatçıya bir miktar bahşiş taktı.

Sahnedeki sanatçı, rakı bardağını alnına koyarak grubun oturduğu masanın önünde dans etti.

Bu arada içki içmeyen AKP yöneticileri aralarında sohbet etmeyi yeğledi.

Basın mensupları içkili - danslı yemeğe şaşırırken, ‘AKP'deki değişim Artvin'den başladı” esprileri yapıldı.

Gecenin sonunda partililer, kadın sanatçının davul şovu eşliğinde halay çekip horon tepti.

Hayrünnisa Gül, yargıya gidiyor

Hayrünnisa Gül, yargıya gidiyorHayrünnisa Gül, yargıya gidiyor

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün eşi Hayrünnisa Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ile tartıştıkları ve aralarının bozuk olduğuna dair yayınların sorumluları hakkında yasal yollara başvuracak.

Hayrünnisa Gül'ün avukatı Ömer Küçüközcan, "müvekkili Hayrünnisa Gül ile Başbakan'ın eşi Emine Erdoğan arasında, cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi yaklaşık 15 kişinin önünde tartışma yaşandığı, bu tartışmada Emine Erdoğan'ın, kendileri yerine Gül ailesinin Çankaya Köşkü'ne çıkmasından rahatsız olduğunu beyan ettiği ve o günden beri tarafların aralarının bozuk olduğu"nun iddia edildiğini ve bu tartışmaya ilişkin gerçekdışı bir tutanak yayımlandığını belirtti.

Küçüközcan, "Müvekkilim bu haksız ve gerçekdışı yayınların sona ermesini beklemekte iken, yayınlar bu kez 'Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı ve Başbakanı'nın eşlerinin arasındaki tartışmanın ve iktidar tutkusunun facia yaratacağı, aile meclisinin Millet Meclisi'nden daha etkili olduğu' gibi tamamen çirkin bir mecraya taşınmıştır" dedi.

Küçüközcan, Hayrünnisa Gül ile Emine Erdoğan arasında ne Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi ne de sonrasında herhangi bir tartışma olmadığını belirtti.

Küçüközcan, "Ayrıca Sayın Hayrünnisa Gül, tartışmanın olduğu iddia edilen yer ve zamanda orada dahi bulunmamışlardır. Müvekkilimin kişilik haklarını ağır şekilde ihlal eden bu yayınların tamamen gerçekdışı olduğunu, bu yayınların sorumluları hakkında yasal yollara başvurulacağını saygı ile kamuoyunun bilgisine sunarız" açıklamasında bulundu.

Türban davası 5 Haziran'da görüşülüyor

Türban davası 5 Haziran\\\'da görüşülüyorTürban davası 5 Haziran'da görüşülüyor

Anayasa Mahkemesi, üniversitelerde başörtüsü serbestliği getiren Anayasa değişikliğinin 'iptali veya yok hükmünde kabul edilmesi ve yürürlüğünün durdurulması' istemiyle açılan davayı 5 Haziran Perşembe günü esastan görüşmeye başlayacak.

CHP ve DSP, üniversitelerde başörtüsüne serbestlik getiren 5735 sayılı "Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un birinci ve ikinci maddelerinin iptali veya yok hükmünde olduklarına karar verilmesi ve dava sonuçlanıncaya kadar yürürlüklerinin durdurulması" istemiyle Anayasa Mahkemesi'nde dava açmıştı.

Yüksek Mahkeme, davayı 5 Haziran Perşembe günü esastan görüşmeye başlayacak.

Mahkeme, anayasa değişikliğinin "iptali veya yok hükmünde kabul edilmesi ve yürürlüğünün durdurulması" istemi karara bağlanacak.

Davayı, 11 kişiden oluşan Anayasa Mahkemesi heyeti karara bağlayacak. Asıl üyelerden herhangi birinin bulunmaması veya emekliye ayrılması halinde 4 yedek üyeden en kıdemlileri heyete katılacak.

 

Turkcell CHP'ye belge vermedi

Turkcell CHP\\\'ye belge vermediTurkcell CHP'ye belge vermedi

Dinleme iddiasında ilginç gelişme... Turkcell, CHP'nin görüşme kaydı istemini reddetti.

CHP Genel Sekreteri Önder Sav'ın cep telefonunun dinlenmesi ile ilgili tartışmalar sürerken olayın yeni boyutları dikkat çekiyor.

Olayın medyaya yansımasından 24 saat sonra Vakit Gazetesi Türk Telekom'dan telefon görüşme kaydının belgesini alarak yayınladı.

Ancak, kaydedilen telefonun bağlı olduğu Turkcell, CHP'nin telefon görüşme kaydı talebini reddetti.

YÖN Radyo'da Murat Taylan'ın sorularını yanıtlayan CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Turkcell'e başvurduklarını açıkladı. Kılıçdaroğlu, Turkcell'in ancak mahkeme yoluyla kayıtları verebileceklerini bildirdiğini bu yüzden de taleplerine olumlu yanıt vermediklerini anlattı.

Kılıçdaroğlu, Vakit Gazetesinin mahkemeye başvurmadan 24 saat içinde telefon görüşme kayıtlarını gösteren belgeyi nasıl aldığını sordu.

Van'da iki asker şehit oldu

Van\\\'da iki asker şehit olduVan'da iki asker şehit oldu

Van'ın Başkale ilçesinde askerleri taşıyan sivil minibüs, karşı yönden gelen araca çarpmamak için manevra yapınca şarampole yuvarlandı. Kazada minibüste bulunan Binbaşı Fikret Aksungur ile Uzman Çavuş İhsan Kaya şehit olurken, 4 asker ile minibüs şoförü yaralandı.

Kaza saat 18.00 sıralarında Van'ın Başkale ilçesine 10 kilometre uzaklıktaki Çamlık Jandarma Karakolu yakınlarında meydana geldi. Van'dan Hakkari'ye askeri sevkiyat konvoyu sırasında, İsmail Alkan yönetimindeki 30 VA 096 plakalı sivil minibüs, karşı yönden gelen bir araca çarpmamak için manevra yaptı.

Şoför Alkan'ın direksiyon hakimiyetini kaybettiği minibüs kontroldan çıkarak şarampole yuvarlandı. Takla atarak devrilen minibüste bulunan Binbaşı Fikret Aksungur ile Uzman Çavuş İhsan Kaya olay yerinde şehit olurken, 4 asker ile araç şoförü İsmail Alkan yaralandı.

Yaralılar, Başkale Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Şoför Alkan'ın tedavisine burada yapılırken yaralı 4 asker ilk müdahalenin ardından helikopterle Van Asker Hastanesi'ne sevkedildi. Kaza ile ilgil soruşturma sürdürülüyor.